Demokratikleştirme Paketi




Aylardır nefeslerimizi tuttuk paket bekliyoruz. Beklediğimizin ambalajdan ibaret bir paket olma olasılığı kuvvetle muhtemel. Adına “Demokratikleşme Paketi” denen, bizzat iktidar eli ve tekeliyle yapılan bu paketi bakın büyük usta nasıl tanımlıyor;

“Kimsenin zoruyla değil, dayatması, baskısıyla değil, sözünü verdiğimiz şartlar oluştuğu için düzenlemeleri yapıyoruz. Bu bir yol haritasıydı ve engeller ortadan kalktığı için bu reformlarımızı yapacak, milletimize, ülkemize yeni ufuklar açacağız. Paketin içeriğine ilişkin tahminler yürütülüyor ve tartışmalar yapılıyor. Yapacağımız açıklama belki birçok kesimi de şaşırtabilir.” 

Başbakan paketi şartların oluşmasına bağlamış. Ama şartları kimlerin oluşturduğunu, hangi olayların sözünü ettiği şartları biçimlendirdiğini belirtmemiş. Erdoğan iktidara geldikleri 2003’de tüm yasakları kaldırarak özgürleşme yolunu açmak istediklerini ancak her defasında buna engel olunduğunu söylüyor. On bir yıllık AKP iktidarının özgürlük anlayışı çözümü zor havuz problemlerinden hallice. Çünkü AKP havuzdan askeri vesayeti tahliye etti etmesine ancak boşalttığı havuzu sivil bir dikta anlayışıyla doldurmayı da ihmal etmedi. Baskı ve yasaklar musluğuna kör tapa takılmadığı ve hatta o meşhur havuz tarih olmadığı sürece özgürlüğün kime, ne kadar geleceği tartışılır.

Kerameti kendinde gizli pakete ilişkin en büyük beklenti Kürt hareketinde. Anadilde eğitim başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kürtlere ilişkin sistematik olarak biçimlendirdiği tüm ayrımcı söylem ve uygulamaların değişmesi umudu paketi beklenir kılan en büyük etken. Buna karşın BDP ve PKK paketin tatmin edici olmadığına ilişkin ifadelerini yineliyorlar. Cemil Bayık yaptığı açıklamada “AKP Kürt sorununun çözümünde radikal adımlar atmazsa sonun başlangıcını yaşar. AKP'ye güven kalmaz ve toplumlardan aldığı kredi biter” dedi. Dahası Kürt tarafı en çok kendilerini ilgilendiren paketin hazırlanış biçiminden de haklı olarak rahatsızlar. Çünkü AKP demokratikleşmek değil, kendi dilediği gibi demokratikleştirmek istiyor.

İçinde demokratikleşme barındırdığı söylenen paketin demokrasiyi kendi tekelinde zannedenlerce hazırlanıyor olması başlı başına bir sorun. İktidarda bulundukları süre zarfında “biz yaparsak/yaptık, oldu” anlayışından gram taviz vermeyen, çoğunluk olmanın her şeyin üstesinden gelmek anlamını taşıdığına inanan bir anlayışın hazırladığı paketten civciv mi kuş mu çıkar, hep birlikte Pazartesi günü göreceğiz.

Usta, Gezi’ye Paket Servisi Var Mı?

Kürt sorunu ülkenin elbette en öncelikli ve önemli sorunu. Paketin muhteviyatı Kürtleri memnun edecek hakiki koşullar barındırmalı. İçinden lütfedilmiş anlamlar değil, Kürtlerin hakkı olan tüm anlam ve değerleri çıkmalı.

Buna karşın on bir yıldır iktidarda bulunan AKP’nin demokratikleşme paketi imal edebilecek potansiyelde olmadığını gösteren onlarca olay var. Bunun en son ve gösterişli örneklerinden biri de Gezi.

Erdoğan’ın sihirli  paketinde Gezi’ye ilişkin bir özeleştiri de mevcut mu? Baş paketleyici Gezi’nin Türkiye için önemli bir milat olduğunun farkında mı? Reform içerdiği söylenen paketin tek tip toplum yaratma derdindeki AKP iktidarına dokunan bir maddesi var mı?

Erdoğan 30 Eylül’de paketi açıklarken, “bizim yanlışlarımız bunlardı ve bütün mesaimizi bu yanlışları tekrarlamamaya ayıracağız, sahiden demokratikleşmek istiyoruz” demeyeceğine göre, hangi reformdan söz ediliyor olabilir ki? Hiç bir şeyin Gezi’den önceki gibi olamayacağı gerçeğini hemen herkes anlamışken, yaşananları işine geldiği gibi yorumlayan AKP’nin yapacağı reform, özgürlükleri kendi kontrolü altına almanın ötesine geçebilecek mi?

Ustam, senin anlayacağın pakette garnitür değil, karın doyuran lezzetler peşindeyiz. 

Bu arada Gezi sürecinde sinen bazı liberalleri de unutmamak lazım. Paketin içinden tüm o sahte ihtişamlarıyla çıkıp yine iktidarın ne kadar şahane işler yaptığını, demokratikleşme yolunda atılan adımlara ilişkin ahkamlarıyla yeniden boy gösterecekler. Yeniden yazıp çizip, ekranlarda bildik söylemleriyle, -mış gibi yaparak var olmaya devam edecekler. İktidarla birlikte paketten en çok onlar nemalanacak.

İnsan her şeye rağmen böylesi hayati bir konuda yanılmış olmayı istiyor...

Popüler Yayınlar