Sırrı'nın Seçimi (BirGün, 7 Kasım 2013)


SIRRI’NIN SEÇİMİ
HDP ismen yeni bir parti, gireceği ilk seçimler yerel bile olsa başlangıcı en iyi şekilde yapmak istiyor. Bu nedenle parti, Gezi’de yıldızı parlayan ve zaten niyeti olan Sırrı Süreyya Önder’i İstanbul’da aday gösterdi. Önder’in İstanbul adaylığı, etnik siyaset yaptığı gerekçesiyle eleştirilen Kürt hareketinin geniş tabanlı bir yapıyla, batı dünyasında da siyaset yapma isteği adına oldukça önemli. İstanbul’u kazanmak mucizelere bağlı olsa da HDP yerel seçimlerde alınacak hatırı sayılır oyun genel seçimlerde seçmeni motive edeceğinin bilincinde.

Bu nedenle kim neyi böler, kim neyi birleştirir hesaplarına girmek rüştünü ispat etmeye çalışan HDP’ye bir parça haksızlık etmek anlamına geliyor. CHP anketler yoluyla aşağı yukarı ne kadar oy oranına sahip olduklarını, Önder’in olası oy oranlarını biliyor olmalı. Sarıgül markasına teslim olup kendilerini HDP ile yapacakları ittifaka kapattıklarına göre, stratejilerini mevcut duruma göre değiştirirler olur biter. Önder’in bu aritmetikte bölen olarak görülmesinin nedeni, propagandasını ağırlıklı olarak Sarıgül ve CHP eleştirileri üzerinden yapıyor olması. Adayların rakipleri hakkında konuşması yarışın doğasında var elbette.

Gladyatör Sarıgül
Geçenlerde Sarıgül evinin kapılarını bir gazeteciye açmıştı. Gördüğüm fotoğrafta kaç çift takım elbisesi ve ayakkabısı var bilmiyorum, fakat bu kadar çok cenazelerde görünen bir belediye başkanının başka çaresi olamaz diye düşünüyorum. Cuma sabahları Eyüp Sultan’da namaz kılıyor, Ermeni yurttaşlarımızın kiliseleri gezsin diye ücretsiz otobüsler kaldırıyor. Sarıgül göründüğü gibi olma gayesinde biri.

Ancak bu süreçte Sarıgül’ün İstanbul adaylığının destekleyen ve oy vereceklerin büyük çoğunluğu Sarıgül’ü arenaya bırakılmış gladyatör gibi görüyor. Sarıgül İstanbul’u kazandırsın gerisi teferruat diye düşünenler şimdiden kurtuluş gününe kilitlenmiş durumda.

Sarıgül yılların belediyecisi, tecrübesi büyük. Sadece tecrübesi değil, hırsı da öylesine büyük ki, yarın neler olacağını kestirmesi güç. Değişen AKP ve Cemaat ilişkisi Sarıgül’e ne kadar yarar bilinmez ancak Sarıgül CHP’ye oy tabanını çantada keklik görüp, hedefini sadece AKP seçmeni olarak belirlerse kendisini kerhen destekleyenlerin oylarından mahrum kalabilir.

Halk ozanı Sırrı
BDP vekilliğiyle birlikte Kürtlerin, Gezi sürecinde ise Türklerin gönlünü fetheden Önder’de memleketin en sevilen aromalarından birine sahip. Olduğu gibi görünmek ve samimiyet. Seçtiği kelimelerin halka yakın olmasına özen gösteriyor, gönlünden de öyle kopuyor gibi. Sarıgül kadar ayakkabısı ve takım elbisesi yoktur belki ama gönlü zengin olunca karşısındakine o elektriği veren bir yanı var bu da ona hep kazandırmış.

Önder’in yerinde duramayan bir hali var. Belediye binasında oturacak, ihalelere imza atacak biri değil, aksine aktif siyaset yapması gereken, mecliste ve sokakta olması gereken biri Sırrı Süreyya Önder. Bunun böyle olduğunu kendisi de partisi de biliyor olsa gerek. İşte mesele tam da burada kitleniyor. Seçilmeyeceğini bildiği halde Önder neden kendi doğasına hiç de uygun olmayan bu dünyaya aday oluyor.

Sırrı Süreyya Önder, Sarıgül’ü eleştirirken tüm samimiyetiyle “kusura bakma Sırrı kardaş, önce şu AKP’yi defedelim” diyerek kendisinden oyunu esirgeyecekleri de düşünmeli. Hayat istemeden yapılan öyle çok şeyle dolu ki. İstenmeyen ittifaklar, mecburen yan yana durmalar siyasetin her zeminde yaşanan şeyler, CHP’ye özgü değil. Önder BDP sıralarında Altan Tan’la birlikte oturmadı mı? HDP kurulmadan önce Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bir çok partiyi birleştirici rol üstlendi. HDK çatısı altında DSİP gibi mevcut siyasi iktidar tarafından ehlileştirilen bir grubun olması, Doğan Tarkan ve dahası Ufuk Uras gibilerin bu şemsiye altında bulunması şahsen bende Sarıgül’ün büyük şehir belediye başkanlığı adayının yarattığına benzer bir etkiyi bırakıyor.

Durumdan en memnun görünen taraf Topbaş severler. Önder’in AKP seçmeninden de oy alması olası. Ancak büyük lokmanın CHP’ye oy verecekler olduğu da bir gerçek. Sorun şu ki sadece CHP seçmeni için değil bir çok kesim için AKP’nin İstanbul’daki iktidarına son vermek ancak Sarıgül’le mümkün. Pragmatik bir bakış açısı ancak böyle düşünenlerin haklılık payı da fazlasıyla var. Şayet Topbaş Sarıgül’ü, Önder’in toplayabildiği oy oranıyla geçip yoluna devam ederse bu Sırrı Süreyya Önder’in  yükselen yıldızı için pek de iyi olmayacak. Umarım Önder farkındadır, bu sadece bir yerel seçim değil Sırrı’nın da seçimi.