İhtiyaç Şanstan Fazlası


























AKP'nin hiç bir uzlaşmaya olanak vermeden topluma dayatmaya çalıştığı, otoriter meşruiyetini güçlendirecek, sokak muhalefetini etkisiz hale getirmeyi amaçlayan İç Güvenlik Yasası'na neredeyse kolektif bir iradeyle direnen CHP, HDP ve MHP geçtiğimiz haftaya damgasını vurdu. Yasa ve yasaya karşı oluşan meclis içi tepki kimyası daha çok konuşulabilirdi ancak zamanlaması özel olarak seçilen Şah Fırat operasyonu ile AKP gündemi bir kez daha dilediği gibi değiştirmeyi başardı. AKP kah meclisteki sandalye sayısıyla kah meclis içinden ve dışından aldığı destekler ve elbette eski Cumhurbaşkanı Gül'ün müstesna varlığıyla bugünlere geldi.

Tehlikenin farkında olmayan kalmadı... Önümüzde meclis içi aritmetiğinin geçmişten çok daha önemli olduğu bir süreç, sadece bir seçim değil Ala Turca Başkanlık Sistemi var. Başkanlık sistemi çözülmenin eşiğinden olan AKP'yi yeniden güçlendirmeyi amaçlayan, Erdoğan ve partisi için adeta tek çıkış yolu.

CHP oylarını ne kadar artırırsa arttırsın AKP'yi iktidardan indiremeyecek. Mesele daha çok sandalyeye kavuşmak ise HDP'nin meclis dışında kalacağı her formülün AKP'ye yarayacağı apaçık ortada. CHP sadece büyük şehirlerde daha fazla vekil çıkarabilir ancak bunun dışında kalan hemen her yerde HDP'nin barajı geçememesi AKP hanesine işleyecektir.

HDP barajı geçemezse AKP mecliste daha güçlü bir temsiliyet bulacak ve anayasa üzerinde dilediği değişiklikleri tek başlarına yapabilecek hale gelecek. Nihayetinde AKP'nin daha doğmadan adını verdiği sakil, anti demokratik bir yapı; Yeni Türkiye ortaya çıkacak. Bu durum baskı, gerginlik, dayatma ve çatışmaların büyüyerek artacağı, belirli bir kesimin ayrıcalığında geçecek onlarca yıla daha hazır olmak anlamına geliyor.  

HDP'nin en az %2'lik bir oya daha ihtiyacı var gibi görünüyor. Komplo teorilerinden arınıp, HDP'ye en azından bir şans vermekten başka seçenek yok. Belirli bir kesimin sürekli altını çizdiği gibi; barış sürecini için  HDP'nin AKP ile birlikte hareket edeceğine ilişkin önyargılar olur da doğru çıkarsa, o zaman hesap sorma hakkına herkesten daha fazla sahip olursunuz. Ama HDP'ye hiç şans vermeden bundan gayri söylenen her şey laf-ı güzaf. Sadece barış sürecinin ilerlemesi için değil toplumsal muhalefetin inancı, Birleşik Haziran Hareketi ve benzeri meclis dışından sistemi zorlayacak yapıların güçlenerek daha geniş tabana yayılması adına HDP'nin meclis içinde yer alması gerekiyor. Bu süreçte BHH'den bir kaç ismin HDP saflarından vekil olarak meclise girmesi son derece önemli. Bunun için yürütülen görüşmelerin kesintiye uğramadan devam etmesi kadar, isimlerin acilen belirlenmesi de önemli. CHP içindeki bazı millet vekilleri eğer bu süreçte HDP'yi tercih ederse baraj yerle bir olacaktır.

HDP'nin oyun dışında kalması durumunda güçlenecek olan AKP'nin kimseyle uzlaşmaya, gerçek ve adaletli bir barış ortamının tahsisi için gereken adımları atmayacağı geride bıraktığımız süreçte silahların susması dışında atılmış tek bir somut adım olmamasından ötürü aşikar. Ve fakat HDP bu süreçte barış sürecine ilişkin beklentilerini, tıkandığını noktaları net olarak kamuoyuna anlatmalıdır.

Oy versek de HDP barajı aşamaz diyenler; şu güne kadar CHP'ye isteyerek ya da mecburiyetten atılan oyları akıllarına getirsinler. Son Sarıgül vakasını, Ekmek için Ekmeleddin'i bir düşünsünler. Ekmek arası börek yiyerek geçen, CHP'ye verilen desteklerin çoğu kez boşa çıktığı onca yılı, Baykal'ın Cumhurbaşkanlığı düşü için Erdoğan'a evet diyerek, ülkenin gördüğü hatırı sayılır kötülüklerinden birine siyaset yolunun nasıl açıldığını akılarına getirsinler. Özetle söz konusu süreçte yapacağımız tercihler çok önemli, yanlış tercihlerimizle yaşadıklarımızdan ders çıkartmaktan daha fazlasını yapmalıyız.


Çok mu abartıyorum? Geçtiğimiz on iki yıla bir bakın!

Hiç yorum yok: